Skip to main content
Makaleler

Volver, Pedro Almodóvar

By 27 Eylül 2026No Comments9 min read

Pedro Almodóvar’ın 2006 yılında yayımlanan filmi Volver (Dönüş), güçlü kadın karakterlerin hikayelerine odaklanırken başrollerinde Penélope Cruz ve Carmen Maura gibi İspanyol sinemasının tanınmış isimleri yer alır.

Film, Madrid ve La Mancha’da geçmektedir ve ana karakter Raimunda, kızı Paula ve kız kardeşi Sole’nin yaşamlarına odaklanır. Film, aile içi ilişkiler, kadın dayanışması, ölüm ve yas, aile sırları ve hayatta kalma mücadelesi gibi temaları ele alır.

Raimunda, zorlu yaşam koşulları içinde ayakta kalmaya çalışan, çalışkan ve koruyucu bir annedir. Kızı Paula, babası tarafından tacize uğradığında, onu öldürür ve bu sır Raimunda tarafından korunur. Film, bu olayların etrafında şekillenirken, aynı zamanda ölen anneleri Irene’nin hayaletinin dönüşüyle mistik bir boyut kazanır. Irene, ölümünden sonra ailesiyle yarım kalan işleri tamamlamak için geri döner. Almodóvar’ın tipik tarzı olan melodram unsurların yanı sıra kültürel referanslar da filmde ön plandadır.

Filmin ilk anlarında Raimunda ve Sole, köydeki teyzelerini ziyaret ettiklerinde, teyzeleri tarafından ince ve gevrek bir hamur işi olan “barquillo” ikram edilir ve “rosquilla” adı verilen, genellikle anasonla hazırlanan, halka şeklinde geleneksel İspanyol hamur işinden oluşan bir saklama kabı verilir. Bu atıştırmalıkların bölgede kahvaltıda ve öğleden sonra ara öğünlerinde tercih edilmesi, onları yalnızca yiyecek olmaktan çıkararak insanları bir araya getiren sosyal bir ritüele dönüştürür. Teyzelerinin demansına rağmen barquillo ve rosquilla hazırlamış olması, ayrıca kilerini yiyeceklerle dolduracak kadar günlük yaşamını sürdürebildiğinin görülmesi, Raimunda ve Sole’yi şaşırtır. Komşuları, Raimunda’nın ve Sole’nin ölen annesinin teyzelerine yemek pişirdiğine ve insanlara ekmek alması için para bıraktığına inanır.

Volver, 2006, kaynak , FILMAFFINITY

La Mancha’nın küçük bir köyü olan Alcanfor de las Infantas’ta kadınları öldüğünde bile hala yemek pişiriyor ve çocuklarına veya yaşlılara bakıyor ve bu durumun da kimseyi şaşırtmaması bölgedeki kadının toplum içindeki rolünü ve Alcanfor de las Infantas’taki aile dinamiklerini bizlere anlatıyor.

Raimunda eve döndüğünde ise erkek dünyası ile karşılaşır. Kocası Paco’nun evde televizyonun karşısında hareketsiz bir biçimde kutularca bira içmesi, onun karakterini anlatan bir görsel kısaltma gibi çalışır; Endülüs kökenli ucuz segment İspanyol bira markası Sol del Sur ise filmdeki gündelik, sıradan ve ucuz tüketim kültürünü temsil ediyor.

Paco’nun kızına yönelik cinsel taciz girişiminin ardından öldürülmesiyle Raimunda, cesedi ortadan kaldırmak için mutfağı temizlemeye koyulur. Kana bulanmış bıçağı lavaboda yıkarken kanın biriken bulaşıkların üzerinden akıp gitmesi, gündelik ve sıradan bir mutfak eylemini cinayetin dehşetiyle yan yana getirir. Böylece şiddet, ev yaşamının sıradanlığı içinde görünmez kılınmaya çalışılır.

Raimunda, restoran sahibi komşusunun yerine restoranı işletmeye başladığında, yakın çevrede çekimleri devam eden bir film ekibiyle anlaşır. Sekiz kilo patates satın alan Raimunda’nın bu patatesleri tortilla española hazırlamak için kullanacağını öğreniriz. Manav alışverişinin ardından arkadaşının 10,80 euro karşılığında satın aldığı aguja de puercoyu ödünç alır; bir başka arkadaşından ise morcilla ve mantecados manchegos temin eder. Böylece elindeki sınırlı malzemelerle, salaş ve kalabalık restoranda sade ve yerel İspanyol yemeklerinden oluşan ilk menú del díayı hazırlar: Tortilla española y morcilla, carne de cerdo, ensalada ve mantecados manchegos.

Volver, 2006, kaynak, filmozrout

Filmde bu yemeklerin seçimi de tesadüfi değildir. Başlangıç olarak sunulan tortilla española, İspanya’nın hemen her bölgesinde ve evinde karşılaşılan, patates, yumurta ve zeytinyağı gibi basit malzemelerle hazırlanan temel bir ev yemeğidir. Ona eşlik eden morcilla, domuz kanı, yağ ve bölgeye göre pirinç veya soğanla hazırlanan geleneksel bir kan sucuğudur. Segundo olarak sunulan carne de cerdo ise, domuzun boyun ve ön omuz bölgesinden elde edilen, yağlı ve lezzetli bir kesimdir. Görece ekonomik bir kesim olan aguja de puerconun lonchas şeklinde dilimlenerek servis edildiğini görürüz. Menünün tatlısı mantecados manchegos ise Castilla-La Mancha’ya özgü, un, domuz yağı (manteca de cerdo) ve şekerle hazırlanan, gevrek ve ağızda dağılan geleneksel kurabiyelerdir.

Takip eden sahnede Sole, teyzesinin cenazesi için cenaze evine (velatorio) gittiğinde yas havası hâkimdir; ancak ölü evindekileri doyurmak için geleneksel bir cocido/puchero sofrası da hazırlanmıştır. Sole’ye sunulan yemek, cocido’nun üç aşamalı servis biçimini yansıtır: primer vuelco olarak süzülmüş et suyu (caldo), segundo vuelco olarak nohut ve sebzeler, tercer vuelco olarak ise dana, tavuk, domuz eti ve chorizo gibi et ve embutidos servis edilir.

Takip eden sahnelerden birinde Raimunda’nın yuvarlak köfteleri enharinar, yani una buladığı görülür. Albóndigas, İspanyol mutfağının klasik yemeklerinden biri olup genellikle sığır, domuz veya koyun kıymasının ekmek, sarımsak ve çeşitli baharatlarla yoğrulup köfte haline getirilmesiyle hazırlanır. Basit ve ekonomik malzemelerle hazırlanması nedeniyle özellikle ev yemeklerinde ve aile sofralarında yaygın olan albóndigas, restoran ve barlarda tapas olarak da servis edilebilir.

Filmin olay örgüsü ve diyaloglarından bağımsız olarak değerlendirildiğinde, bu yemek sahneleri Raimunda’nın toplumdaki sosyolojik konumuna ve gündelik yaşam içindeki rolüne de ışık tutar. Bütün bu yemek hazırlama süreci devam ederken, kocası Paco’nun cesedi barın mutfağındaki derin dondurucuda beklemektedir.

Böylece mutfak, bir yandan insanları doyuran ve yaşamın devamlılığını sağlayan bir mekânken, diğer yandan ölümün ve gizlenen suçun saklandığı bir alana dönüşür.

Raimunda’nın tesadüfi bir şekilde üstlendiği şef rolü, onun mali bağımsızlığının ve duygusal iyileşmesinin de bir göstergesine dönüşür. Başlangıçta geçimini sağlamak amacıyla film ekibine yemek pişiren Raimunda, çekimlerin sona ermesiyle düzenlenen parti için çok daha kapsamlı bir menü hazırlamayı üstlenir. Kendi sıkıntılarını bir kenara bırakarak özenle giyinir ve kızını da partiye katılmaya ikna eder.

Partinin gastronomik açıdan en dikkat çekici unsurlarından biri, kadrajda belirgin biçimde görülen mojitolardır. Açık büfede ise net olarak seçilemese de Jamón Serrano ile sarılmış kavun dilimlerine benzer bir aperitif görülür. İspanya’da özellikle yaz aylarında tercih edilen bu kombinasyon, kavunun tatlı ve sulu yapısını Jamón Serrano’nun tuzlu ve aromatik karakteriyle birleştirir. Hazırlanışındaki sadelik ve malzemelerin doğal lezzetlerini ön plana çıkarması, İspanyol mutfağının basit malzemelerle dengeli tatlar yaratma anlayışını yansıtır.

Bu sahnede yemek hazırlamak artık yalnızca Raimunda’nın geçimini sağladığı bir iş değil, onun sosyal hayata yeniden katılmasının ve kendi hayatı üzerindeki kontrolünü kazanmasının da aracıdır.

Volver, 2006, kaynak, Tetuan30dias

Filmin sonlarına doğru Raimunda’nın Sole’nin evinde, yumurta, süt ve şekerle hazırlanan, karamel sosuyla servis edilen geleneksel İspanyol sütlü tatlısı flanı büyük bir kalıptan ters çevirdiğini görürüz. Genellikle küçük porsiyonlar halinde hazırlanan flanın bu sahnede büyük bir kalıptan çıkarılması, filmin ev içindeki paylaşım ve birlikte yaşama temasını yeniden öne çıkarır

Filmin en dokunaklı anlarından birinde, ailedeki tüm kadınlar barışmak amacıyla teyzelerinin evinde yemek pişirmek için toplanır ve yumurta ve galeta ununa bulanarak kızartılan geleneksel İspanyol usulü Pollo Empanado’yu hazırladıklarını görürüz. Hazırladıkları masanın ortasında yine Tortilla Espanola vardır.

Volver filmindeki yemek sahneleri ve gastronomik detaylar, izleyicinin duyusal deneyimini zenginleştirerek filmi daha etkileyici ve anlamlı kılar. Almodóvar’ın yemekleri sürekli olarak kadrajın merkezine taşıması da tesadüf değildir: bir tabak çorbanın yakın çekimi, flan, Paula teyzenin hazırladığı yemekler ve Raimunda’nın tesadüfen devraldığı restoranda pişirdiği sayısız yemek, yaşamın devamlılığını görünür kılar.

Volver, sanki bize “Yemek yemelisin” diyen bir annenin filmi gibidir; çünkü hayatta kalmak zorundayız ve dünya acımasızdır.

Author

  • Oguzhan Gultekin

    He was born in Istanbul in the summer of 1993. After completing his education in mechanical engineering, he pursued studies in Gastronomy and Culinary Arts at Bahçeşehir University. He currently continues his work in engineering in Barcelona and contributes to United Plates with his writings exploring the intersection of cinema and gastronomy.

Leave a Reply