Hepsi bir Arada Güzel: Lezzet, Samimi Servis ve Ambiyans
Josep Manubens Figueres, Josep’in Katalanca kısaltması ile “Pep”, 1989 yılından bu yana kurucusu olduğu Pep’in Yeri, Pep’in Evi anlamına gelen Cal Pep restoranının sahibi ve şefidir.
Barcelona’da El Born semtindeki lokanta, geleneksel Katalan mutfağını baz alarak, deniz ürünleri ağırlıklı tapaslarıyla öne çıkmış bir Akdeniz restoranı olarak sınıflanabilir. Restauranın rezervasyon kabul edilmeyen 20 taburelik uzun barı dışında arkada, rezervasyonun şart olduğu, eğer rezervasyonu son dakikada iptal ederseniz ya da gelmezseniz 20 € depozitinizin yanacağı küçük, 26 kişilik bir yemek odası da vardır.
Pep’in Costa Brava balık mezatlarının müdavimi olduğu söylenir. En iyi deniz ürünlerini günlük olarak tedarik ettiği söylenen lokantanın bazı gelenekselleşmiş tabakları olsa da basılı bir menüsü yoktur ve yemekler özellikle de deniz ürünü esaslı olanlar, günlük olarak değişiklik gösterebilir.
Cal Pep’in En Bilinen Yemekleri
- Tartar de Tonyina ya da Tuna Tartare (Ton Balığı Tartar): Hafif soğan aromasıyla sunulan bir ton balığı tartarıdır.
- Carxofes ya da Alcachofas Fritas (Kızarmış Enginar, Fried Artichokes): Bu taze enginar kızartması, dışı biraz çıtır, içi yumuşak, kışın dahi belli bir seviyeyi yakalayan lezzetli bir atıştırmalıkdır.
- Tortilla de Patatas ya da Truita Trempera (İspanyol Omleti): İçindeki hamon ve içi yumuşak, sulu dokusuyla, Barselona’nın iyi omletlerindendir.
- Cloïsses amb Pernil (Clams with Ham, Kum Midyesi ve Jambon): Taze kum midyeleirnin tereyağ ve jambon ile birleştiği oldukça lezzetli ama görece ağır bir tapastır. Deniz mahsulü severlerin çoğunlukla çok beğendiği bir tabaktır.
- Calamarsó amb Cigrons – Bebek Kalamar ve Nohut Güveci (Baby Squid and Chickpea Casserole): Deniz ürünleri ve baklagillerin mükemmel uyumunu sunan bu yemek, restoranın en popüler tapaslarındandır.
2025’in ocak ayında başta bu popüler tabaklar olmak üzere, Cal Pep mutfağından epey sayıda tabağı altı arkadaşımla birlikte deneme fırsatı buldum. Şimdi bu deneyimden hareketle görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
Ambiyans ve Servis
Tam tarihini hatırlamıyorum ama en az bir ay önceden arka taraftaki küçük yemek salonuna kredi kartının bilgilerini paylaşarak rezervasyonumuzu yaptırmıştık. Küçük ama sıkışık olmayan, sevimli, verimli ve sıcak bir ortam yaratılmış. Rahat ediyorsunuz. Üstelik bir de bu salonda size yardımcı olan garson Oscar var.
Oscar! Çok samimi, esprili, ama hiç laubali değil, saygılı. Tapasları, belli bir sırayı ve masanın ihtiyaçlarını gözeterek, birer birer getiriyor. Şakalaşarak, gülerek eğlenerek…
Tam bana göre! Ama herkese uygun olmayabilir. Örneğin turist muamelesi gördüğünüzde rahatsız olan biriyseniz, Oscar size iyi gelmeyebilir. Bana bırakın, diyor, eğer bu Cal Pep’e ilk gelişiniz ise, ben size klasik tabaklarımızı servis edeyim. Ancak Oscar tarzının kime uygun olmadığını bilecek kadar deneyimli bir garson.
Barda oturmadım ama arada bir gidip baktım tabii. Ne oluyordu barda? Bar daha da sıcak ve samimi. Ama unutmayın, barda oturmak isterseniz, epey bir sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz ve bu da sizi yorabilir, gerebilir. Keyfiniz kaçmasın. Taburenize kurulduğunuzda her şey değişecek! Hemen arkanızda, kapının önünde yerinizi kıskanarak bekleşen, sizin taburenizde gözü olanlara en cool bakışınızı atabilirsiniz! Şimdi sipariş verme zamanı.
Evet, yukarıda sıraladığım en popüler yemekler bir bir önümüze geldi. Şimdi sırasıyla değerlendirelim:
Cloïsses amb Pernil (Kum Midyesi ve Jambon)
Bu tabak pek çok kişiyi zorlayabilir ama bence deniz ürünü ve et ürünü arasında mükemmel bir uyum ve denge yakalanmıştı. Kum midyesi ve jambonun kardeşliği karşısında damağım çatladı. Karnımı bu tabağın suyuna, sosuna, sanırım bol tereyağı da vardı, ekmek banarak doyurdum. Yine yaparım, büyük bir zevkle. Asidite arayanlara tebessümle bakarım. Hiç gerek yok. Ağır diyenler olacak; ben tabağı hafifletirim onlar için. 20 €’yu da ben öderim, yesinler.
Tartar de Tonyina (Ton Balığı Tartar)
Lütfen fotoğrafa bir bakın. Tuna tartardan önce ekmeklere gözünüz takılıyor, değil mi? Masada da aynısı oluyor, merak etmeyin. Tahmin edebileceğiniz gibi bu kuru peksimetlerin evet bir lezzeti de yok. Tartar’a bir şey katabilecek halde değiller. Tartarın lezzeti de tek düze, lezzetsiz değil ama hafızada kalıcı değil, desteğe ihtiyacı var. Masada olsa, tuz eker ve zeytinyağı dökerdim üzerine. Başka düzgün bir ekmekle daha tatmin edici olabilirdi. Zahara de los Atunes’de nereye girseniz, bundan daha iyisi var ve çok daha ucuza. Tabağı 23,5 €.
Alcachofas Fritas (Kızarmış Enginar)
Kızartmayı iyi yapmışlar. Dışı hafif çıtır, içi sulu kalmış. Biranın yanında iyi bir atıştırmalık olabilir. Kış ayında olmamıza rağmen epey lezzetli. 8,50 € iyi. Daha pahalı olamaz, olmamalı. Fiyat-lezzet dengesi yerinde.
Calamar Fregit (Kalamar Kızartma)
Enginardaki kızartma becerisi yok. Sadece bacakları lezzetli. Gövde yavan ve kuru. Eminim tazedir ama bana öyle tat vermedi. Barselona’daki sıradan bir mekânda böylesini, hatta daha iyisini bulabilirsiniz. 17,50 € ki çok pahalı bence. Bunu hak etmiyor. Daha dün başka bir yerde Calamar Anduluza olarak tabağı 12 €’ya yedik, biraz yağ emdiği halde çok daha lezzetliydi. Ayrıca, masada aynı 6 kişiydik ve iki porsiyonun ikisi de hızlıca silindi, süpürüldü!
Tortilla de Patatas (İspanyol Omleti)
Tortilla iyiyidi. İçindeki pernil parçalarının katkısı büyük ama sadece bu değil. Üzerindeki sanırım aioli sos ama belirgin bir sarımsak aroması yoktu. Kendimden şüphe ettim. Acaba benim damağım mı lezzeti kaçırmıştı? Pişirme de iyiydi. İçi sulu ve lezzetli. Fiyat yine üst sınırın üstünde: 10 €. Bir de yumurtayı daha iyi seçseler, sanırım daha fazla iz bırakırdı ve unutulmaz olurdu.
Calamarsó amb Cigrons (Bebek Kalamar ve Nohut Güveci)
Hayal kırıklığı yaşattı bana bu tabak… Daha iyi, çok daha lezzetli olmalıydı. Sanırım beklentim yüksekti… Gereksiz bir iyi niyet… Nohutla kalamarlar ki bence chipirones gibi çok daha küçük olamlıydı, birbirlerine bağlanmamıştı. Üstelik birliktelik kurulamamıştı, 18 € verdiğimiz halde! Diyecek bir şey yok.
Pimientos de Padrón (Padrón Biberleri)
Üzerinde durmaya gerek var mı? Fotoğraf bile anlatıyor ne olduğunu… Padrón en tazesi ve en güzel pişirilmesiyle bu sofrada yerini almalıydı. Cal Pep buna engel oldu ve taze olmayan biberlerden yapılan 8,50 €’luk tabağa kimse yüz vermedi.
Filet Ració (Biftek)
Son dakikada masaya gelen et için söylenecek tek söz, iyi bir final olduğudur. Bol sarımsaklı nefis patesleri ile kapışıldı; lezzetli ve sulu etler. 26,50 €.