Lezzetin simgesi mi yoksa abartının zaferi mi?
Bar Cañete, Barselona’nın en popüler bistro barlarından biri. İstediğin gün ve saate rezervasyon yaptırmak için epey önceden, bir ay önceden diyelim en az, harekete geçmek lazım.
Çok da köklü bir tarihe sahip olmayan Bar Cañete, peki bu popülerliği nasıl elde etmiş? Lezzet mi, servis mi, ortam/ambiyans mı, fiyatlar mı yoksa marketing başarısı mı?
Popüler olan her şeye hep kuşkuyla yaklaşırım, başta da popüler restoranlara! Devir bilgi çağı olduğu kadar o bilgiyi çarpıtma çağı da sonuçta. Sınırlı bir ömrümüz ve sınırlı mali kaynaklarımız varken, elbette deneyimleyebileceğim sınırlı sayıdaki yemeği olabildiğince dikkatli seçmeliyim. Günaha girmek istemem, anlayacağınız. Ama tüm o gösterdiğim özene, verdiğim emeğe, tercihlerde kılı kırk yarmama rağmen, her zaman işler yolunda gitmiyor tabii… Güvendiğim dağlara kar yağdığı çok oluyor. Özellikle son dönemde şehir içindeki Michelin tavsiyelerinden epey soğudum mesela. Traditional, Complementary kategorilerinde dahi bu böyle. Michelin tavsiyeleri şehirden uzaklaştıkça daha güvenilir oluyor bence, en azından şimdilik deneyimim böyle!
Bar Cañete her zaman popüler. Her zaman dolu… Her zaman hakkında yeni yayımlanmış bir yazı görmek mümkün. Barselona’da yeme-içme hakkında yapılan her listede ki çoğu da aslında dürüst listeler değil, Bar Cañete her zaman bir yer buluyor.
Nedir bunun formülü?
Hollanda’nın rüzgarı ve soğuğundan kavrulmuş iki Türkiye kökenli arkadaşımızla gittik Bar Cañete’ye. Hem de hiç de iç açıcı olmayan El Raval sokaklarını adımlayarak. Bizi bara değil, istediğimiz gibi arka küçük salonda bir masaya oturttular. Garson acele etmeden ama savsaklanmadan menüyü getirdi. Her şey iyi başlamıştı. Salon da bar kısmı da oldukça etkileyici ve sıcak bir atmosfere sahipti. Samimi, sizi rahat ve huzurlu hissettiren o kadar az mekan kaldı ki… kayıt düşmeden geçemiyorum.
Cod Fritters (Bunelos de Bacalao – Morina Balığı Kızartması) ve Bomba ile başlayıp Fried Eggplant (Berenjenas fritas cordobesas a la miel – Ballı Patlıcan Kızartması) ve Tortilla ile devam ederiz dedik başlangıçlar olarak. Barselona’da çok iyi geleneksel kızartma yapılıyor ve kroketler, ki bomba da bir kroket sayılır, hep iyi oluyor ama elbette en iyileri de var. İyi, çok iyi başlamıştık ta ki o “ballı” patlıcan kızartması gelene kadar.
Ballı Patlıcan Kızartması (Berenjenas a la miel) için “özel bir para” diye bir şey yok; ancak muhtemelen yemekte kullanılan özel bir bal türünden bahsediyorsunuz. Geleneksel olarak, yemekte şu kullanılır: Miel de caña yani şeker kamışı pekmezi
“Miel” (Bal) ismine rağmen, bu arı balı değildir. Şeker kamışı suyundan yapılan, pekmeze benzer koyu renkli, yoğun bir şuruptur. Özellikle İspanya’nın güneyinde, özellikle Endülüs’te popülerdir ve kızarmış patlıcanla mükemmel bir denge sağlayan derin, zengin, hafif acı tatlılığı nedeniyle sıklıkla berenjenas a la miel’de kullanılır.
Geleneksel bir tabağın bu kadar güzel, lezzetli yeniden üretimi karşısında saygıyla eğilip ikinci tabağı ısmarlamak zorunda hissettik kendimizi. Bir farkı olmalıydı… Tortilla, Barcelona’da yediğim en iyilerinden biri olsa da gölgede kaldı…
Santa Pau usulü bebek kalamarlı güveç (Guiso Santa Pau con Chipirones) masaya servis edildiğinde aklımız hâlâ patlıcandaydı ve daha dün Mercado de Sant Antoni’de Pinotxo Bar’da yediğimiz “Xipirons and Mongetes” henüz etkisini sürdürüyordu. Santa Pau usulü bebek kalamar güveci, ne yazık ki sadece görüntüsünün güzelliğiyle akıllarda kalacak bizim masa için.
Her Roma şehrinin işkembesi güzeldir!
Callos con Garbanzos’un (nohutlu işkembe) kötüsünü Barselona’da ve neredeyse tüm Katalunya’da bulmak zor. Bar Cañete bu güzellik sınırını yukarı doğru yükseltti benim nezdimde. Annemin işkembe çorbasını andım. Tebrikler.
Roma kentlerinde sadece işkembe değil, tüm sakatatlar iyi yapılır; güçlü tarihsel ve ekonomik kökenleri var bu rafine yoksul mutfağının. Ancak Barselona’da doğru dürüst uykuluk bulamamıştık, evde yaptıklarımız hariç! Bar Cañete bu kaderi değiştiren yer oldu! En iyi uykuluk ödülüm, şimdilik buraya ait!
Dana uykuluk ve karides, Veal sweetbreads with prawns (Mollejas Ternera Gambas) – gereksiz bir eşleştirme mi? Sadece karides ya da sadece uykuluk aynı şekilde pişirilmiş olsa daha kötü mü olurdu? Bilmiyorum ama yediğim en iyi dana uykuluk şimdilik bu… Ve bu farkı yaratan bu defa keçiboynuzu pekmezi!
Toprak ve deniz. Bakliyat ve kalamar… Deniz ürünü ve sakatat! Bar Cañete’in menüsü size karmaşık gelebilir… Boş verin, zevkini çıkarın menüdeki çoksesliliğin, kimine göre dağınıklığın.
Tortilla’daki balı da eklersek, en çok beğendiklerimiz hep tatlı destekli tabaklar olmuş, yoksa Bar Cañete’in sırrı bu mu? Lezzet ile hak edilmiş popülerliğinin kaynaklarından biri bal, pekmez ve şurup gibi elemanları öne çıkarmadan yemeklere çok iyi adapte edebilmesi mi? En azından bizim deneyimimizde öne çıkan bu oldu…