Skip to main content
Barcelona

Dante Barceloneta

By 6 Kasım 2025Haziran 3rd, 2026No Comments6 min read

Dante Barceloneta’da harika bir lahmacun

Lahmacun nedir bilir misiniz?

Anadolu mutfağının en sevilen lezzetlerinden biridir; kıyma, soğan, domates, biber, maydanoz ve baharat karışımıyla kaplanan incecik bir hamurun taş fırının sıcaklığında pişirilmesiyle hazırlanır.

Döner ile birlikte Türkiye’nin gastronomik değeri olan en önemli fast food’u, steet food’udur.

Türkiye dışında iyisini bulabilmenin mümkün olmadığını düşünürdüm, tıpkı döner gibi. Ama mümkünmüş. Dante Barceloneta bunu başarmış.

Lahmacun, bazen pizzayı andırsa da hem tarihsel hem de yapısal olarak pizzadan oldukça farklıdır. Lahmacun mayasız hamurdan ve daha ince açılır, üzerindeki malzeme-hamur dengesi pizzadan çok farklıdır.

Klasik bir yoksul mutfağı yemeği olan lahmacunun tarihini çok eskilere kadar götürmek mümkün olsa da bugünkü anlamıyla lahmacun özellikle Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin gibi kentlerde gelişmiştir ve kentlere göre sarımsak, ceviz gibi farklı katkılara yada domates oranı gibi üst malzemede farklı dengelere sahiptir.

Ozan Şef ve Vejetaryen Çiğ Köfte
Ayran

Lahmacun, Türkiye’de hem sokak yemeği kültürünün hem de paylaşma geleneğinin bir parçasıdır.

Genellikle yanında maydanoz, limon ve acı biber turşusuyla servis edilir. Yenmesi hızlı, malzemesi sade ama lezzeti derin, aroması, kokusu etkileyicidir. Ayrıca çıtırlığı da hedonik etki yapar: Sonic taste’i (işitsel deneyim) güçlüdür.

Soğuk, pakette kalıp yumuşamışken benzer etkiyi yapmadığı için lezzeti de kaybolan, hassas bir tattır. Yani, iyi lahmacun zor bulunur.

Dante’yi 2025 yılında iki defa ziyaret ettim, Şubat ve Ekim. Lahmacun yemek için en kısa zamanda yeniden gideceğim.

Pizza fırınında lahmacun yapmak zor. Hem pide hem pizza hem de lahmacun yapmak daha da zor! Yine de lahmacunları İstanbul’daki iyi bir lahmacun seviyesinde. Fırın iyice ısındığında, tabandaki kıtırlığı arttığında daha da iyi oluyor.

Lahmacun

Her ziyaretimde bir iki meze de deniyorum. Bu defa şakşuka denedim. Türkiye’de kızamış patlıcan ve domatesten yapılan ve şakşuka olarak anılan mezeden bahsediyorum; yoksa brunch lokantalarındaki şakşuka diye anılan, İsrail, Tunus kökenli domates soslu yumurtadan değil. Şakşuka da çok iyiydi.

Daha önce de Dante’de etsiz çiğ köfte denemiştim ki kötü değildi. Bu seviyeyi başarılı bulmuştum çünkü Barcelona’da taze ve doğru baharatları temin etmenin ne kadar zor olabileceğini tahmin ediyorum. Kökenden uzaklaştıkça aslına sadık kalarak geleneksel seviyede lezzeti yakalamak çok zor. Örneğin, Barcelona’da kuzu etine, hele hele kuyruk yağına ulaşmak çok daha zor olsa gerek. Bu yüzden kıyma (Adana) kebabından beklentim oldukça düşük, ama her gelişimde yemekten kendimi alamıyorum. Zamanla doğru malzemeye ve gerçek Adana’ya ulaşacaklar, görüyorum. Şubat ayından Ekim’e kadar aldıkları yol bunu gösteriyor. Ozan Şef, çok iyi iş çıkarıyor.

Dante’nin daha çok odaklanması gereken yönü, en çok geliştirmesi gereken, floor supervisor olmayışı.

Lezzetler ne kadar Türkiyeli olursa o kadar iyi, ama işletme yönetimi de o kadar profesyonel olmalı.

Vejetaryen Çiğ Köfte
Adana Kebab
Dante Barceloneta
Carrer de l’Escar, 16, Ciutat Vella, 08039 Barcelona
www.dantebarceloneta.com
Total 7,5/10
Yemek 9/10
Servis 7/10
Konfor & Ambiyans 6/10
Fiyat – Performans 8/10
Kişi başı fiyat 20-30 €
Şakşuka

Şakşuka: Akdeniz’in Renkli Soğuk Mezesi

 

Güneşin ve sıcaklığın hâkim olduğu bir yaz sofrasını hayal edin: Tabakta ışıldayan altın renkli kızarmış patlıcanlar, zeytinyağının parlaklığı, olgun domateslerin kırmızısı ve havaya yayılan sarımsak kokusu. İşte şakşuka budur.

Kökleri, Arapçada “karıştırmak” anlamına gelen “shashaka” kelimesine dayanır. Tunus ve İsrail mutfaklarında da shakshuka adı verilen bir yemek bulunur; ancak orada bu isim, yumurtalı ve baharatlı bir domates yemeğini ifade eder. Türk şakşukası ise bambaşka bir hikâye anlatır. Burada yumurta yoktur. Onun cazibesi, kızartılmış sebzelerin kendisinde saklıdır.

Ege kıyılarında, özellikle İzmir, Ayvalık ve Foça çevresinde şakşuka neredeyse her yaz sofrasında yerini alır. Patlıcan, kabak, patates ve yeşil biber önce mükemmel kıvama gelene kadar kızartılır, ardından domates, sarımsak ve zeytinyağıyla hazırlanan bir sosla buluşturulur. Soğuyup dinlendikçe zeytinyağı sebzelerin içine yavaşça işler; domatesin ferah asiditesi ise sarımsağın keskinliğini dengeler. Ortaya sade ama derin bir lezzet uyumu çıkar: çıtır ve yumuşak, ekşimsi ve tatlı tatlar, yazın ruhunu taşıyan tek bir tabakta bir araya gelir.

Her bölge bu klasiğe kendi dokunuşunu katar:
• Ege usulü şakşuka sade hazırlanır ve sarımsağı bol olur.
• Antalya usulü daha renklidir; havuç ve kabak da kullanılır.
• Hatay usulü ise üzerine gezdirilen nar ekşisiyle hafif mayhoş bir karakter kazanır.

Nerede yapılırsa yapılsın, şakşuka her zaman soğuk servis edilir. Bu yönüyle o, yalnızca bir meze değildir. Akdeniz yaşam tarzının bir yansımasıdır: yavaş yemek, özgürce sohbet etmek ve cömertçe paylaşmak.

Günümüz sofralarında bile şakşuka bu ruhu taşımaya devam eder. İyi bir şakşuka yalnızca kızarmış patlıcanla değil; güneş, sabır ve kaliteli zeytinyağıyla yapılır. Belki de bu yüzden her lokmada aslında sadece bir lezzeti değil, Akdeniz’in sıcaklığını ve cömertliğini de tadarız.

Author

  • Dr. Aziz Hatman

    He approaches food culture as a way of reading society. He examines the economic and political dimensions of gastronomy, from production chains to the aesthetics on the plate. In his writings for United Plates, he offers a critical perspective that questions the role of food within the global system.